Williams Sendromu (WS), 7. kromozomun bir bölgesindeki
küçük bir genetik kayıp (mikrodelesyon) sonucu ortaya çıkan nadir bir genetik
bozukluktur. Genellikle doğumdan itibaren kendini gösteren bu sendrom, hem
fiziksel hem de bilişsel ve davranışsal özelliklerle karakterizedir. WS,
toplumda yaklaşık 10.000 kişiden birinde görülür ve genetik kökenli olmasına
rağmen çoğu zaman aile öyküsüyle bağlantılı değildir; yani çoğu vakada yeni (de
novo) mutasyon olarak ortaya çıkar.
Williams Sendromu, 7q11.23 bölgesindeki yaklaşık 26-28 genin kaybıyla
ilişkilidir. Bu bölgedeki genlerden en bilineni ELN genidir;
elastin proteinini kodlayan bu genin eksikliği, sendroma özgü kardiyovasküler
problemler ve karakteristik yüz görünümünün ortaya çıkmasında rol oynar.
Genetik kayıp genellikle mikrodelesyon olarak adlandırılır ve
yüksek çözünürlüklü kromozom analizleri veya FISH (Fluorescent In Situ
Hybridization) ile tespit edilebilir.
Williams Sendromlu bireylerin fiziksel görünümü çoğunlukla kendine özgüdür
ve aşağıdaki özellikleri içerebilir:
·
Yüzde geniş alın, kısa burun ucu, dolgun
yanaklar ve küçük çene
·
Gözlerin belirgin biçimde öne çıkması (badem
göz)
·
Elastin eksikliği nedeniyle damar duvarlarının
zayıf olması, özellikle supravalvüler aort stenozu gibi kalp ve damar
sorunlarına yatkınlık
·
Kas tonusunun düşük olması ve eklem gevşekliği
·
Büyüme geriliği ve kısa boy
Bunların yanı sıra bazı WS bireylerinde böbrek anomalileri, sindirim sistemi
problemleri veya dişlerde düzensizlikler gözlemlenebilir.
Williams Sendromu’nun en dikkat çekici yönlerinden biri bilişsel profildir.
Çoğu birey, genel zekâ seviyesinde hafif ila orta derecede düşüklük
gösterebilir, ancak belirli alanlarda güçlü yetenekler sergileyebilir:
·
Sosyal iletişim ve dil becerileri:
WS bireyleri genellikle aşırı sosyal, konuşkan ve empatik olarak tanımlanır.
Yüz ifadelerini ve duygusal ipuçlarını algılamada güçlüdürler.
·
Müzikal yetenekler: Melodi ve
ritim algısı çoğu WS bireyinde oldukça gelişmiştir.
·
Sayısal ve mekânsal yeteneklerde
sınırlılık: Matematiksel kavramları anlamada veya yön bulmada zorluk
görülebilir.
·
Kaygı ve duygu düzenlemesi:
Aşırı kaygı, fobiler ve dikkat eksikliği gibi davranışsal özellikler yaygındır.
Williams Sendromu tanısı, klinik belirtilerle başlayan bir süreçtir, ancak
kesin teşhis moleküler genetik testlerle konur. FISH veya
mikroarray analizleri, 7q11.23 bölgesindeki deleksiyonu doğrular. Erken tanı,
kalp ve böbrek problemleri gibi yaşamı etkileyebilecek durumların yönetimi için
kritik öneme sahiptir.
WS için spesifik bir tedavi yoktur; tedavi, bireysel semptomlara yöneliktir.
·
Kardiyovasküler bakım: Kalp
anomalilerinin izlenmesi ve gerekirse cerrahi müdahale
·
Gelişimsel destek: Dil
terapisi, eğitim desteği ve sosyal beceri eğitimi
·
Psikolojik destek: Kaygı ve
davranışsal sorunları yönetmek için terapi
Aile eğitimi ve multidisipliner bir yaklaşım, WS bireylerinin yaşam
kalitesini önemli ölçüde artırır.
WS genetik olarak rastgele meydana gelen bir durumdur ve çoğu zaman ailesel
değildir. Yani anne veya babadan kalıtımsal olarak geçmesi nadirdir. Her 10.000
canlı doğumda 1 görülme sıklığı ile oldukça nadirdir ve erkek-kadın farkı
yoktur.