Angelman Sendromu (AS), merkezi sinir sistemini etkileyen nadir görülen bir
nörogelişimsel bozukluktur. İlk kez 1965 yılında İngiliz pediatrist Dr. Harry
Angelman tarafından tanımlanmış ve bu nedenle onun ismiyle anılmaktadır.
Sendrom, özellikle ciddi zihinsel yetersizlik, konuşma geriliği, motor
koordinasyon bozukluğu (ataksi) ve karakteristik mutlu davranış profili ile
tanınır.
Angelman Sendromu’nun temelinde, 15. kromozomun q11-q13 bölgesinde yer alan UBE3A
geninin maternal (anne kaynaklı) kopyasının işlevini yitirmesi yatar.
UBE3A, özellikle beyin dokusunda sadece anneden gelen kopya tarafından aktif
olarak ifade edilir. Babadan gelen genetik kopya bu bölgede doğal olarak
susturuludur. Dolayısıyla, anneden gelen UBE3A geni silindiğinde veya mutasyona
uğradığında, işlevsel bir gen ürünü üretilemez ve bu durum sendromun klinik
tablosuna yol açar.
AS’nin başlıca genetik nedenleri şunlardır:
·
Maternal UBE3A gen silinmesi (~%70)
·
UBE3A gen mutasyonu (~10%)
·
Paternal uniparental disomi (her iki 15.
kromozomun babadan gelmesi) (~5%)
·
İmprinting merkezi defekti (~5%)
Angelman Sendromu doğumda genellikle belirgin değildir, ancak gelişimsel
gecikmeler genellikle 6 ila 12 ay arasında fark edilir. Aşağıdaki özellikler
tanı için önemlidir:
·
Gelişimsel gecikme ve ciddi konuşma bozukluğu
(çoğu birey hiç konuşamaz)
·
Ataksi ve denge problemleri
·
Tipik yüz görünümü (geniş ağız, belirgin çene,
çıkık dil)
·
Sürekli gülümseme, kahkaha ve neşeli mizaç
·
Epilepsi (vakaların %80'inde görülür)
·
Uyku problemleri
Tanı, genetik testlerle (mikrodizi analiz, metilasyon çalışmaları, UBE3A
mutasyon analizi) doğrulanabilir.
Angelman Sendromu’nun kesin bir tedavisi yoktur, ancak
semptomlara yönelik çeşitli destekleyici tedavi yöntemleri mevcuttur. Bunlar
şunları içerir:
·
Fizyoterapi: Motor becerileri
geliştirmek ve kas tonusunu düzenlemek için.
·
Konuşma terapisi: Alternatif
iletişim yöntemlerinin (işaret dili, iletişim cihazları) kazandırılması.
·
Davranış terapileri: Sosyal
etkileşim ve öğrenme süreçlerini desteklemek için.
·
Antiepileptik ilaçlar:
Nöbetlerin kontrol altına alınması amacıyla.
Günümüzde gen tedavisi ve UBE3A gen ekspresyonunu artırmaya yönelik
araştırmalar umut verici sonuçlar göstermektedir.
Angelman Sendromu ölümcül değildir; bireylerin yaşam süresi genellikle
normaldir. Ancak yaşam kalitesi, nörolojik semptomların şiddetine, erken tanı
ve uygun rehabilitasyon sürecine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Aile
desteği ve multidisipliner yaklaşım, bireyin topluma entegrasyonu açısından
hayati önem taşır.